Cts
12
Tem
00:50

VAJİNİSMUS

Vajinismus; vajen girişindeki kasların kasılması ve herhangi bir girişe izin vermemesi durumudur. Kasılmasının sebeplerinin bazıları geçmişte yaşanan yanlış cinsel öğrenmeler, korkular yatar, yaşanılan olaylar korkular nedeni ile cinsel ilişki esnasında kadın vücudunda kilitlenmeler ortaya çıkmaktadır.

Bu kasılmalar vajen dışında kadının tüm vücudunda meydana gelir, panik yaşayan kadın bacaklarını kapama gibi hareketler meydana getirir. Vajinismus genellikle ilk ilişkiniz sırasında meydana gelmektedir, bazı kadınlarda ise ilk cinsel ilişkilerinden sonra da görülmektedir.

Vajinismus sorunu yaşayan kadınların bir çoğu doktora muayene olmaktan çekinirler, muayene sırasında da ilişkide olduğu gibi panik yapıp bacaklarını sım sıkı kapatıp, ağlama krizleri yaşayabilirler. Bu problemi yaşayan kadınlarda ilişkiye girmemek için çeşitli savunma sistemleri oluştuğu görülmektedir ;

- Vajinasının dar olduğu bu nedenle ilişkiye giremiyor olma düşüncesi

- Kızlık zarının çok dar olması ve bu nedenle ilişkiye giremiyor olma düşüncesi

- Cinsel arzularının olmaması düşüncesi

Anlattığımız gibi bütün bunlar aslında vajinismus hastalarının bulduğu savunma sistemleridir. Her insan canının yanacağını düşündüğü veya korktuğu davranışları yapmaktan çekinir. Oysa ki tıbbi bazı gerçekler vardır, vajina esnektir ve doğumda bir çocuğun kafasının çıkabileceği kadar genişleyebilir. Bu genişlemede normal vajina boyutunun 10 katı büyüklüğündedir.

Vajinismus sorunu olan kadınlarımızın ilişkiye girmemekle beraber içlerinde çeşitli duygular meydana gelebilir;

Sıkıntı, kaygı başlar ve bununla beraber yeterli olmadığı duygusuyla kendisini suçlamaya başlayabilir. Bu korkunu, gösterilen tepkini, fazla olduğunu bilmesine, mantıklı düşünebilmesine rağmen çoğu kadın için bu durum çözülemez bir problemdir. Kadınlar bir iç çatışma yaşamaya başlayabilirler, ben eşimi seviyorum, onu arzuluyorum, ailem ve ben onu tamamen kabul ediyoruz, yasalarca bu durumumuz kabul edilmiş, buna rağmen ben neden eşimle ilişkiye giremiyorum gibi iç karmaşalar, bunalımlar yaşayabilirler. Bazen de bu sorunlu durumları karşısında; vurdum duymazlık yaşayarak, beni kabul eden böyle de kabul etsin gibi savunma mekanizmaları geliştirerek, rahatlamaya çalışsa da sorun git gide büyür ver hatta evlilikler boşanmayla bile sonlanabilir.

Vajinismus sorunu olan kadınların eşleriyle ilişkileri de çok hassastır. Başlangıçta eşinin bu sorununu olumlu karşılayan beyler, daha sonraları, gergin, öfke veya kırılganlık duygularıyla eşleriyle çatışma yaşayabilirler. Bedensel sağlıkları yerinde olupta cinsel ilişkiye girememelerini anlamlandırmakta güçlük çekmeye başlayabilirler, hatta kendilerinde de ereksiyon (sertleşme) sorunu ortaya çıkabilir. Bunların arkasından tahammülü azalan eş aldatma yolunu tercih de edebilir. Bunun yanında, bazen de beyler eşlerinin bu sorununu önemsemeyerek tedavi olmayı reddederler yada tedaviyi sürekli erteleme ihtiyacı duyabilirler, bunu beylerin de sizin gibi cinsel kaygıları olabilmesi ihtimaline bağlayabiliriz, onların da penislerinin zarar görebileceği düşüncesiyle ilişkiden korkabilecekleri ve sizlerin de onları anlamanız gerektiği üzerinde durulması gereken önemli bir husustur. Vajinismus; her iki cinsin de ortak sorunu olarak ele alınmalı ve karşılıklı suçlama olmadan, sorunun çözümüne gidilmelidir.

Vajinismus sorunu olan kadınlar kendilerinin yada etraftan duydukları öğretilerle bu sorunu kendilerince çözme amacında olabilirler. Bunlara kötü çözümler hatta çözümsüzlükler diyoruz; nedir bu çözümsüzlükler, belki bir çoÄŸunuz bu yolları denediniz: örneÄŸin, anestezi altında cinsel iliÅŸkiye girme çabaları, uyutularak vajen kaslarının gevÅŸemesiyle cinsel iliÅŸkinin gerçekleÅŸtirilmesi… belki çözüme ulaÅŸabilinecek bir yol gibi gözükebilir, fakat kimi kadınlarda bu daha büyük sorunlara yol açabilir, kadın uyanık olduÄŸunda cinsel iliÅŸkiden yine korkabilir fakat bu durumda, beyler daha önce anestezi altında iliÅŸkiyi gerçekleÅŸtirmiÅŸ olan eÅŸe zorlayıcı bir tutum sergileyebilir, böylece kadının korkuları daha da artabilir, bunun yanında kendi kontrolü dışında iliÅŸkiye giren kadın psikolojik olarak olumsuz yönde etkilenebilir. Bir baÅŸka kötü yöntem de vajene botox yapılmasıdır, böylece vajen kasının kasılması engellenmektedir, fakat bu yaklaşımda vajinismus hastaları için geçerli olmamaktadır. Üçüncü olarak vajinismus sorunu olan kadınlara antidepresan verilmesidir, bazı antidepresan ilaçların cinsel isteÄŸi azaltıcı etkileri olduÄŸu göz ardı edilmemelidir, vajinismus sorununa birde cinsel isteksizlilik gibi bir sorun daha ilave olmasına neden olabilir. Kas gevÅŸeticiler yada alkol alarak sarhoÅŸ olup cinsel iliÅŸkiye girme çabaları da olumsuz sonuçlanabilir. Aslında çok kolay tedavi edilebilen vajinismus iÅŸte bu ÅŸekildeki yanlış uygulamalarla daha da ilerleyen bir sorun halini alabilir.

Tam olarak nedeni bilinmese de vajinismusun olası nedenlerine baktığımızda ilk sırada; büyüme çağında, genç kızlara öğretilen cinselliÄŸin, ayıp, günah, pis biÅŸey olması öğretilerini görebiliriz, bu tarz katı öğretiler kadınların, aman zarım yırtılmasın güdüsüyle ÅŸartlandırıldıkları gerginlikle evlendikleri zamanda iÅŸlevini devam ettirecek ve iliÅŸki kuracakları zaman önlerine çıkacaktır. BaÅŸka bir neden himen (kızlık zarı) yırtılmasının çok acı vereceÄŸi, ÅŸakır ÅŸakır kanlar akacağı, günlerce oturamayacağı fikirleri, diÄŸer bir neden gerçek anlamda organik (bedensel) sorunu olanlar vajen darlığı, vajen giriÅŸindeki acı veren yara - ve son olarak da, sözel ya da cinsel anlamda tacize tecavüze uÄŸramış olmak…

Her ne sebepten olursa olsun vajinismus’un nedenleri psikolojiktir ve çiftler destek almak isterlerse her zaman tedavi olabilirler.

Vajinismus birçok ülkede ve birçok kadının yaşadığı bir hastalık olmasına rağmen sadece kendilerinin yaşadıklarını düşünerek doktora veya kimseye açılamamaktırlar.

Cinsellik yemek içmek kadar normal bir davranış ve bir ihtiyaç olduğunu unutmayalım.

Yazının Devamını Okuyun »

Free Web Hosting

OKUL`da
Bu en klasik platonik aÅŸk mekanlarından biridir.. Zamanımızın çoÄŸunu burda geçirdigimiz için tabiki. Ders dışındaki çok konuda da zihnimizi çalıstırırız.Asok olunan kisi kiz yada erkek olsun genelde üst sınıflardandır. Ama yaşı sizden fazla büyük olmaz, bi kaç yaÅŸ yeterlidir bunun için. Platonik aÅŸkın karizmatik hareketleri vardir, suratına bakmaya doyulmaz. EÄŸer bu ÅŸahıs okul takımlarından birinde oynuyorsa mutlaka her maçına gidilir, hayran hayran seyredilir. Belli edilmesede ‘bi gün mutlaka benim olcaksin’ diye içten baÄŸrılıp durulur ve hırs yapmak da ihmal edilmez. Hatta bazen bu düşünce abartilip kendisiyle konusacak kadar saçmalamaya baÅŸlanabilir. En büyük yıkım bi gün gelip de platonik aÅŸkın kendisine sevgili bulmasıdır, insan tarif edilemez duygular içerisine girer, ‘beni nasıl aldatırsınsen’ diye bağırılan anların hayalleri kuruluyoruz olunur. Size tavsiyem platonik aÅŸkınızı eÄŸer iliÅŸki imkansız gözüküyorsa uzaktan seviniz, taÅŸkınlık yapmayınız efendi olunuz.

YAZLIK`da
Her yazın mutlaka bi favori tipi vardır. Fakat eÄŸer yoksa bu eksiklik çevre sitelerden giderilerek, platonik aÅŸk olayı baÅŸlar. Genelde yazlıktaki platonik aÅŸklarda yaÅŸ farkı muazzam olur. Yani öle bi yaÅŸ farki diil 5-6 yaÅŸ gibi hayatta gerçekleÅŸmeyecek hayaller peÅŸinde koÅŸturulur. Platonik aÅŸkın her hareketi takip edilir hatta büyük umutlarla tanışılır. O size ‘ayy ne ÅŸirin ÅŸey bu’ gözüyle bakarken sizin içinizde ateÅŸler yanar, volkanlar patlar. Yazlığın diskosu felan varsa kendisine dans teklifi yapilir, eÄŸer kabul ederse kesin kibarlığındandır yoksa baÅŸka bi sey düşünmez. Fakat biz yinede gelin güvey oluruz, tribe gireriz. Yazlıktaki platonik aÅŸkı sadece beÄŸenmekle yetininiz, kendi yaşıtlarınızın peÅŸinde konuÅŸunuz, denize giriniz güneÅŸleniniz…

İŞ YERİ`nde
İş yeri platonik aÅŸklara en az rastlanılan kategoridir sanırım. Yani daha rahat bi ortam olduÄŸu için, bi de tabi yaÅŸ büyük oldugu için platonik aÅŸkı gerçeÄŸe döndürme çabaları maksimuma ulaşır. Ama tabiki bu sahış patronsa onu bilemicem. Fakat bunun dışındakiler için konuÅŸacak olursak önce beÄŸenmekle baÅŸlar olay sonra hareketleri takip edilir, bi sekilde tanışılıp, muhabbet edilir. Gerisi ise insandan insana deÄŸisir. Fakat bazı durumlarda aÅŸkın karşılık görmeyeceÄŸi anlaşılarak ‘eniyisi ben onu uzaktan seveyim, böyle daha güzel ‘ gibi kandırmacaya gidilir. Ya kardeÅŸim madem uzaktan sevecen hiç sevme yada git pat diye söyle ne istiyosan. Rahat olmaya çalışınız iÅŸ arkadaÅŸlığı ayağına sadık kalarak bir strateji belirleyiniz görüşmeleri iÅŸ dışına taşıyınız, taşıyamazsanız vazgeçin sonra tekrar dememe yoluna gidiniz. Belki istediÄŸinizi elde edebilirsiniz….

MAHALLE`de
Mekan itibariyle mahallede platonik aÅŸk olayına çok rastlanır. Sonuçta oturduÄŸunuz yer olduÄŸu için elbette insanın gözü güzel insanlara takılır. Fakat bu olay ilk bahar ve özellikle de yaz mevsiminde meydana gelir. Çünkü o zaman tatildir, herkes dışarıdadır, tanışma imkanlari daha çoktur. Åžunuda belirteyim bu olay daha küçük yaÅŸlarda olur. Yani büyüdükçe mahalleye az takıldığınız için, kimseyi göremez takip edemezsiniz. Genelde platonik olarak aşık olduÄŸunuz kiÅŸi sizin arkadaşınızdır, beraber oyun moyun oynarsınız, sevgilim felan diye ÅŸakalaşırsınız ama bu size gerçekmiÅŸ gibi gelir bi zaman sonra o ise takamaz bunu, sizi iÄŸrenç bi ÅŸekilde arkadaÅŸ olarak görür, hatta düşüncelerini öğrenirse kızar, ayıp ettin felan diyerek saçmalar. İstemiyosan söylede bilelim kardeÅŸim, ölee arkadaÅŸ ayağı yapma dalga geçer gibi !!! Di mi yani? Benim de en çok uyuz oldugum olaylardan biridir, basima gelmistir. Platonik aÅŸkınıza, fazla arkadaÅŸ ayağı yapma fırsatı vermeden zzz diye söyleyin hislerinizi, istemezse üzülmeyin…..

TOPLU TASIMA ARAÇLARI`nda
Okullara giderken çoğumuz toplu taşıma araçlarını kullanırız. Hatta okul servisini de bunlarin içine katacak olursak, her gün, her sabah gördüğümüz ve aşık olmaktan kendimizi alamadığımız kişiler vardır. Bunun en büyük sebebi aynı şekilde güne başlıyor olmamız olabilir, kader ortaklığı hesabı. Yanyana oturmalar, karşısına geçip kesmeler, arkadaşlari ile tanışmalar, bi yolunu bulup konusmalar gibi bir sürü taktik uygulanır kendisi ile tanışmak için . Oluru en yüksek platonik aşk budur. Çünkü ortam çesitli bahanelere çok müsaittir. Umudunuzu kaybetmeyiniz, aradan seneler geçse bile.. Bakarsınız sizde onun platonik aşkısınızdır.. Kim bilebilir? Israrla devam edin

ÜNLÜLER`de
En geyik platonik asktir.. Fazla bahsetmeye gerek yok, ünlülerden herhangi biri deli gibi beğenilir resimleri falan kesilir, tüm hayatı ezberlenir, onunla yatılıp onunla kalkılır, sevgililerine uyuz olunur, onunla beraber hayaller kurulur ve daha bir sürü .. Hatta bu ünlü bi sarkıcı ise; mümkünse konserine gidilip deliler gibi bağırılır, hatta bayılanlar olur.. Tüm şarkılari ezbere bilinir. Tabiki gerçekleşmesi çok zor bi aşktır, zaten heyecanıda platonik olmasıdır.

Yazının Devamını Okuyun »

SAYGI VE SEVGİNİN TOPLUM İÇİN ÖNEMİ

Saygı ve sevgi insanlar arasında iyi bir bağ oluşmasını sağlar. Bu bağ sayesinde insanlar birbirleriyle iyi geçinirler.

Saygıyı ve sevgiyi insanlar çocuk yaşta öğrenir. Büyüdükçe de geliştirir bu yüzden çocukların eğitimi ailede başlar. Ailede bir çocuğa insanlara karşı saygı duyması öğretildiyse bu çocuk hayatı boyunca insanlara saygılı davranır. Fakat ailede çocuğa iyi bir eğitim verilmediyse bu çocuk hiçbir zaman insanlara saygılı davranmaz. Bu yüzden hem ailesinde hem de toplumda karışıklıklara sebep olur.

Aile içinde saygılı davranan bir çocuk toplumda da saygılı davranır. Toplumda saygı insanlar arasında barışı sağlar. İnsanlar birbirlerine saygı duyarsa birbirlerinin hakkında gözetir. Bu da insanların birbirleriyle uyum içinde yaşamasını sağlar. O toplum gelişir ve ilerler. Diğer toplumlarda daha üstün bir durum kazanır.

Toplumda saygı tek başına yeterli değildir. Saygının yanında insanlar birbirine sevgide duymalıdır. İnsanlar birbirlerini severse her zaman diğerlerine yardım etmek ister. Bu sayede birinin bir sıkıntısı olduğu zaman bütün toplum o kişiye yardım eder. O kişinin acısını paylaşır ve sıkıntısını azaltır.

Saygı ve sevgi farklı unsurlardır ama biri olmadan diğeri işe yaramaz. Saygı ve sevginin bir arada bulunduğu toplumlar uzun ömürlü olur ve hiçbir zaman kargaşa içine düşmez. O toplumda saygı ve sevgi ne zaman kayboldu ise o zaman o toplum çöker.

Bu yüzden bizde birbirimize saygılı davranmalıyız. Her zaman başkalarının sevincini ve acısını paylaşmalıyız. İnsanları sevmeli onları birbirinden ayırma malıyız.

 

ÇOCUKLARDA İDRAR KAÇIRMA

Enürezis Nedir?
Gece yada gündüz idrar kaçırmaya denir
5 yaşına kadar çocukların %20sinde gözlenir.
Bu yaÅŸdan sonra her yıl %15′i kendiliÄŸinden düzelir
Sadece %1′i eriÅŸkin yaÅŸa kadar kalır
Erkeklerde 3 kat daha sık gözlenir
Sıklıkla aile hikayesi bulunur.

İdrar Kaçırmada Nedenler
- İdrar yolu enfeksiyonu
- Nörolojik bozukluklar
- Spinal abnormalite
- Diabetes İnsipitus
- Diabetes Mellitus
- Kronik Renal Hastalık
- Unstable Mesane (%15)

A) Detrusor hyperaktivitesi (urgency) —–> uropan
B) Detrusor paralizisi (inkomplet boÅŸalma)–> diazepam

İdrar Kaçırma Tedavi
- Antikolinerjik ilaçlar (İntravezikal Basıncı artırırlar)TOFRANİL
- Diazepam (Eks. Sfinkteri gevÅŸetirler)
- İdrar yolu enf. Tedavisi
- Alarm Cihazı
- Su içilmesinin ve bazı gıdaların kısıtlaması
- Davranış terapisi (Günün belli saatlerinde boşaltmanın sağlanması)
- Anti ADH (Minirin 0.1mg tb 1X2 etki:8 saat)

Davranış Tedavisi
Gece yatmadan en az 3 saat önce su ve sulu gıda alınımı yasaklanır.
Gece yatmadan hemen önce ve 1.5 saat sonra tuvalette idrar yapması denenir.
Odasına bir haftalık tablo asılır. Islak geceler de tablo karalanır. Temiz sabahlar güneş resmi çizilerek çocuğun tedaviye katılımı sağlanır.
Her temiz geçen hafta sonu ödüllendirme başarıyı arttıracak (BAŞARI %40)

Bir Haftalık Örnek Tablo

Kuru Gece Tablosu

(Her kuru gece sonrası takvimde uygun yere “kuru” yazınız.)

Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi Pazar

1.hafta

kuru kuru * kuru * * kuru

2.hafta

kuru kuru kuru kuru kuru kuru kuru
3.hafta
4.hafta
5.hafta
6.hafta

Mesane Kapasitesini Artırma
Bazı çocuklarda mesane hacmi az olduğu için 8 saatlik süre boyunca idrarını tutamazlar
Öncelikle bir seferde yaptığı idrar miktarı ölçülür. Eğer yaşına göre düşük ise gündüzleri idrarı geldiği zaman en az 10 tuvalette tutması istenir. Bu zamanla mesane kapasitesini arttıracaktır.

Alarm Cihazı
Gece yatarken bağlanan cihaz ıslanma ile uyandırarak şartlı refleks oluşturur
En az 2 ay kullanımı gerekir
%75-86 başarı lı bir yöntemdir

Üropan
Mesane instabilitesi olan çocuklarda kullanılınır (sık idrar yapan)
Gece tek doz 5mg (veya 2-3×5mg)verilir
Tofranil ile kombinasyonu başarı şansını arttırır.

Tofranil
1.5-2 mg /kg yatmadan 2 saat önce
Maksimum 10-25 mg kullanılmalıdır.
Etkisi 1-2hafta sonra baÅŸlar
En az 6 ay kullanılmalıdır
Doz azaltılarak kesilir
Başarı %43-80 olarak bildirilmiştir

Minirin
100-400 microgram oral olarak kullanılır
Kullanım boyunca gece su ve sulu gıdalar içilmemelidir
4-6 hafta boyunca kullanılır
Azaltılarak kesilmelidir
Başarı şansı %85-96 olarak bildirilmiştir.

Yazının Devamını Okuyun »

ÇOCUĞUNUZUN RUH SAĞLIĞI

Bu yazıyla ilgilenip okuduğunuza göre bir yetişkin olmalısınız. Çocuğunuza sevginizi göstermenin ya da ona yardımcı olacak en iyi yolu bulmanın zor olduğu zamanlar vardır. Çocuğunuz sizi şaşırtan, canınızı sıkan ya da çok korkutan davranışlar gösteriyor olabilir. Bu tür davranışların bir bölümü, gelişme ve büyümenin normal sonuçları olabilir. Eğer çocukların ruh sağlığı hakkında daha çok şey öğrenmek istiyorsanız bu yazıyı okumaya devam edin.

Ruh Sağlığı Ne Demektir?

Ruh sağlığı, yaşam olayları karşısında neler düşündüğümüz, neler hissettiğimiz ve nasıl davrandığımızdır. Ruh sağlığı, kendimize, yaşamımıza ve tanıdığımız ve ilgilendiğimiz insanlara nasıl baktığımızdır.

Ayrıca ruh sağlığı, zorlanma karşısındaki davranışlarımızı, insanlarla kurduğumuz ilişkileri, tercihlerimizi ve seçimlerimizi belirler. Yaşamın her döneminde fiziksel sağlık kadar ruh sağlığı da önemlidir.

Ruh Sağlığı Problemleri

Bir çocuğun ateşinin yükseldiği kolayca anlaşılabilir, fakat ruh sağlığının bozulduğunu anlamak daha zordur. Çünkü ruh sağlığı ile ilgili problemler her zaman gözle görülmeyebilir ama belirtilerini anlamak mümkündür. Ruh sağlığı problemleri teşhis edilebilmektedir. Ruh sağlığı uzmanları belirtilerle ilgili bilgileri toplamakta ve incelemektedirler.

Depresyon, kaygı, uyum ve yeme bozuklukları ve dikkat eksikliği/hiperaktivite ruh sağlığı problemlerinden bazılarıdır.

Ruh sağlığı problemleri, her beş çocuktan birinde herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir. Ne yazık ki, ruh sağlığı bozulan çocukların tahminen üçte ikisi ihtiyaçları olan yardımı almamaktadır. Pek çok çocuk ve ergen, kısa süreli bir tedavi görerek atlatabilecekleri ve ciddi bir ruh sağlığı problemine dönüşmeyebilen duygusal zorlanma dönemleri yaşarlar.

Örneğin, sevilen birinin kaybı, aile ilişkilerinde bir değişme bu tür problemlere yol açabilir.

Bir çocuğun ruh sağlığı zihinsel kapasitesi ile ilişkili değildir. Ruh sağlığı sorunları olmayan çocuklarınki gibi ruh sağlığı sorunları olan çocukların da zeka düzeyleri düşükten (zihinsel gerilik) yükseğe kadar değişebilir. Özel eğitim, fiziksel sağlık sorunları olan öğrencilerin ihtiyacı olduğu kadar; çeşitli ruh sağlığı sorunları olan çocukların ve ergenlerin de özel ihtiyaçlarını karşılamaya yardım eden okulların destek hizmetlerinden biridir. Özel eğitim alan herkesin ruh sağlığı sorunu olması gerekmediği gibi, ruh sağlığı sorunu olan her çocuk ve ergenin de özel eğitim alması gerekmemektedir.

Ciddi Duygusal Rahatsızlıklar

Çocuklar ve ergenler için “ciddi duygusal rahatsızlıklar” deyimi, günlük yaÅŸamı ve evde, okulda ya da toplum içindeki iÅŸlevleri ciddi bir ÅŸekilde engelleyen rahatsızlıklar için kullanılır. Ciddi duygusal rahatsızlık her 20 gençten birinde herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir.

Bu tür ruh sağlığı sorunları, yardım edilmezse, okulda başarısızlığa, alkol ya da ilaç kullanımına, aile ile çatışmaya, şiddete ve hatta intihara yol açabilir.

Nedenler

Küçük çocukların ruh sağlığı sorunlarının temelindeki nedenlerin hepsini bilmiyoruz. Bu sorunların hem çevre hem de biyolojik yapıyla ilgili olduklarını biliyoruz. Biyolojik nedenler içinde, kalıtım, kimyasal dengesizlik ve merkezi sinir sisteminin zarar görmesi sayılabilir. Tıp uzmanları bunlara nörobiyolojik beyin bozuklukları demektedirler.

Pek çok çevresel faktör çocukları tehlikeye sokabilir. Örneğin, şiddete, istismara, ihmale, ölüm ya da boşanma nedeniyle sevilen birinin kaybına ya da bozuk ilişkilere maruz kalan çocuklar için ruh sağlığı bozulma riski daha fazladır. Diğer risk faktörleri, ırk, cinsel yönelim, din ya da yoksulluk nedeniyle reddedilmeyi içerir. Vazgeçmeyin.

Çocuğunuz için doğru yardımı buluncaya kadar aramayı sürdürmeniz önemlidir. Bazı çocukların ve ailelerin psikolojik danışmaya ya da desteğe ihtiyaçları vardır. Diğerlerinin de tıbbi bakıma, ev bakımına, ayakta tedaviye, eğitim hizmetlerine, yasal yardıma, hakların korunmasına, yer değiştirmeye ya da danışmanlığa ihtiyaçları olabilir.

Bazı aileler, başkalarının ne söyleyeceğinden ya da ne düşüneceğinden korkarak yardım aramazlar. Bakımın maliyeti, sınırlı sigorta hakları ya da hiç bir sağlık sigortasının olmaması gibi başka engeller de çıkabilir. Bunlar aileniz için gerçek sorunlar olabilir ama tedavi gereklidir. Bazı ruh sağlığı yardım kurumları ya da toplum ruh sağlığı merkezleri, ailenin ödeme gücüne göre ücretleri ayarlayabilmektedirler. Yardım arama sizin çok sabırlı ve ısrarlı olmanızı gerektirebilir.

Çocuğunuzun Ruh Sağlığının Korunması

Ana ve baba olarak çocuğunuzun fiziksel güvenliğinden ve duygusal rahatlığından sorumlusunuz. Bir çocuğu büyütmenin tek bir doğru yolu yoktur. Ana-babalık tarzları değişir fakat çocuğunuz için yapılması gerekenler aynıdır. Aşağıdaki önerilerde eksiklik olabilir. Gelişim dönemleri, yapıcı problem çözme, disiplin tarzları ve diğer ana-babalık becerilerine ilişkin kütüphanelerde ve kitapçılarda yararlı kitaplar bulabilirsiniz.

Besleyici gıdalar, düzenli sağlık kontrolleri, aşı ve sporun yanısıra, çocuğunuza güvenli bir ev ve çevre sağlamak için elinizden geleni yapın. Çocuk gelişim dönemlerini öğrenin, böylece çocuğunuzun yapabileceğinden azını ya da fazlasını beklemeyin.

Çocuğunuzu duygularını ifade etmeye teşvik edin ve duygularına saygı gösterin. Çocuğunuza herkesin acı, korku, öfke ve kaygı yaşadığını anlatın. Bu duygularının kaynaklarını öğrenmeye çalışın. Çocuğunuzun öfkesini olumlu bir şekilde, şiddete başvurmadan göstermesine yardım edin.

Aranızdaki saygı ve güveni geliştirin. Anlaşamadığınızda bile sesinizi yükseltmeyin. İletişim kanallarını açık tutun.

Çocuğunuzu dinleyin. Çocuğunuzun anlayabileceği kelimeler ve örnekler kullanın. Onu soru sormaya teşvik edin. Rahatlık ve güven verin. Dürüst olun. Olumluluklar üzerinde durun. Her konuda konuşmaya istekli olduğunuzu gösterin.

Kendi problem çözme ve başetme becerilerinize bakın. İyi bir örnek misiniz? Eğer çocuğunuzun duygularından ve davranışlarından bunaldıysanız ya da kendi engellenmelerinizi ya da öfkenizi kontrol edemiyorsanız yardım arayın.

Çocuğunuzun yeteneklerine destek olun, sınırlılıklarını kabul edin. Hedefleri başka birinin beklentilerine göre değil çocuğunuzun yeteneklerine ve ilgilerine göre oluşturun. Başarılarını kutlayın. Çocuğunuzun yeteneklerini başka çocuklarınkilerle kıyaslamayın. Çocuğunuzu tek başına değerlendirin. Çocuğunuzla birlikte olmak için düzenli olarak zaman ayırın.

Çocuğunuzun bağımsızlığını destekleyin ve kendilik değerini artırmasına yardım edin. Yaşamın iniş çıkışlarında çocuğunuzun yanında olun. Çocuğunuzun problemlerin üstesinden gelebileceğine ve yeni yaşantılarla başedebileceğine güvendiğinizi gösterin.

Yapıcı, açık ve tutarlı bir disiplin uygulayın (Disiplin fiziksel ceza değildir, disiplin bir öğretim şeklidir). Bütün çocuklar ve aileler farklıdır; çocuğunuz için hangi yolun daha etkili olduğunu öğrenin. Olumlu davranışlarını onaylayın. Çocuğunuzun hatalarından ders almasına yardım edin.

Koşulsuz sevin. Özür dileme, işbirliği, sabır, bağışlama ve başkalarıyla ilgilenmenin önemini öğretin.

Uyarı Niteliğindeki Belirtileri Tanıyın.

Çeşitli uyarılar, bir çocuğun ya da ergenin muhtemel ruh sağlığı problemine işaret ediyor olabilir. Bu uyarı niteliğindeki işaretlerin bir bölümü aşağıda verilmektedir.

Çocuğunuzun şu belirtileri gösterip göstermediğine dikkat edin:

Yazının Devamını Okuyun »

Cum
11
Tem
23:39

İLK CİNSEL İLİŞKİ

 

Bir kadın için ilk cinsel ilişki deneyimi oldukça önemlidir. Cinsel ilişkiyle ilgili problemler yaşayan çiftlerin tıbbi değerlendirilmelerinde, özellikle kadının uyarılamama, çok geç uyarılma, anorgazmi (orgazm olamama), ya da çok geç orgazm olma gibi sorunlar yaşadığı durumlarda özgeçmişte sıklıkla travmatik bir ilk cinsel ilişki deneyimi bulunmaktadır. Bunda şaşılacak bir şey yok, zira kadın açısından bakıldığında ilk deneyim, anatomik bir bariyer olan kızlık zarının aşılması nedeniyle kanama ve beraberinde çoğu durumda az da olsa ağrının yaşandığı bir durumdur. Hazırlıksız ve uygun olmayan koşullarda ve özellikle de bu konudaki sorumluluğunu ihmal eden bir erkek ile beraber yaşanan ilk deneyimin kalıcı psikolojik etkiler yaratması imkan dahilindedir.

İlk ilişki mutlaka ağrılımıdır ?
Kızlık zarı kadınların %90′ından fazlasında nispeten ince ve esnek bir mukoza parçası yapısındadır. Kadının kendini tümüyle hazır hissettiÄŸi durumlarda, “ön seviÅŸmeyle” bölgede yeterli ıslaklık saÄŸlandığında, erkeÄŸin de yumuÅŸak davranması ve zorlayıcı hareketlerden kaçınması durumunda kadın kızlık zarının yırtılması esnasında aÄŸrı hissetmez, ya da az bir aÄŸrı hisseder. Cinsel iliÅŸkiden alınan hazzın ön planda olduÄŸu bir durumda bu aÄŸrının beynin üst merkezlerinde bilinçli olarak algılanması ve sonradan “hoÅŸ olmayan bir anı” olarak hatırlanma olasılığı düşüktür.

İlk ilişkide mutlaka kanama olur mu ?
İlk cinsel iliÅŸkide kanamanın olmaması, kültürümüzde ve diÄŸer bazı kültürlerde kadının bakire olmadığının bir kanıtı olarak kabul edilmektedir. Bu çok büyük bir yanlıştır zira her kadının anatomik yapısı birbirinden farklıdır. Kızlık zarı bazı kadınlarda o kadar esnektir ki, penis içeriye girdiÄŸinde, ve özellikle de vajina giriÅŸ bölgesi yeterince “ıslanmış” ve “kayganlaÅŸmışsa” kızlık zarı yırtılmadan kalır. Bu duruma her 100 genç kızdan birinde rastlanabilir. Bazı kadınlarda da kızlık zarının damarlanması zayıf olduÄŸundan zar yırtılmasına raÄŸmen kanama gerçekleÅŸmeyebilir.

Kızlık zarının çok kalın olması nedeniyle ilişkinin gerçekleşememesi mümkün müdür ?
Bazı durumlarda ilk cinsel birleÅŸme birinci denemede ve sonraki birkaç denemede gerçekleÅŸtirilemeyebilir. Bunun en sık görülen nedeni sanıldığı gibi kızlık zarının kalın olması deÄŸildir. En sık görülen neden, genç kadının kendini cinsel iliÅŸkiye hazır hissetmemesidir. Bu durumda kadın kendini gevÅŸetemeyecek, vajinanın giriÅŸinde yer alan güçlü kaslar kasılı kalacak ve vajina giriÅŸ bölgesinde yeterince “ıslanma” ve “kayganlaÅŸma” olmayacağından penisin vajinanın giriÅŸinde yer alan kas ve kızlık zarı engelini aÅŸması zor olacaktır. Erkek böyle bir durumda genç kadının canının yandığını hissettiÄŸinde belli bir süre sonra giriÅŸimden vazgeçecektir.

Ender görülen bir neden de kızlık zarının gerçekten kalın olmasıdır. Jinekoloji kliniÄŸine “ilk iliÅŸkiyi baÅŸaramama” nedeniyle baÅŸvuran kadınların bir kısmının özgeçmiÅŸinde arka arkaya yapılan iliÅŸki giriÅŸimleri sonuçsuz kalmıştır ve muayenesinde de gerçekten kızlık zarı kalındır. Bu durumlarda bazen ufak bir cerrahi müdahale ile kızlık zarının doktor tarafından açılması gerekebilir.

Kızlık zarı yırtılmasına bağlı oluşan kanama ne kadar sürer ?
Kızlık zarının yırtılması esnasında bazen yırtık kızlık zarından vajinaya doğru genişleyebilir.

Yazının Devamını Okuyun »